24 Aralık 2011 Cumartesi

RALPH FIENNES İLE BULUŞMA


Şüphesiz, Londra'nın bana verdiği en güzel hediyelerden biri oldu Ralph Fiennes ı tiyatro sahnesinde izlemek ve bir de üstüne onunla tanışmak...



Hayatımda çok değerli bir yeri olan canım dostum Sofi ile gezdiğimiz güzel bir Londra gününde, aniden Ralph Fiennes ın fotoğrafının olduğu 'The Tempest' oyunun afişiyle karşı karşıya kaldık. Tabii Londra'da geçireceğimiz bolca zamanın farkında olarak, birbirimize ışıldayan gözlerle baktık ve hemen oyunun sahnelendiği dünyaca ünlü "The Theatre Royal Haymarket" in yolunu tuttuk.




Oyuna iyi bir yerden bilet bulmak kolay değildi tabii ki. Ralph Fiennes ı dünya gözüyle görecek olmakla yetinmeyip, önlerden izlemeye karar verdik. Ve bu uğurda ertesi günü, soğuk bir Londra gününde sabahın yedisinde uyanıp bilet almak için yola düştük. Bu hevesimiz ve azmimiz karşılığında en güzel yerden bilet almayı başardık.






Oyun saati yaklaştığında artan heyecanımızı, tiyatronun önünde birkaç fotoğraf çekerek dindirmeye çalıştık. Bu heyecanın bir sebebi de; "The Theatre Royal Haymarket" gibi önemli ve görkemli bir tiyatroda, Shakespeare oyunu izleyecek olmaktı.







Ve oyun başladığında, sahneye ilk çıkan kişi Ralph Fiennes oldu. Özellikle "The English Patient" ve " Bernard and Doris " filmleriyle kendisine hayran bırakan aktörün canlı canlı karşımda durması harikaydı. Son derece görkemli bir sahnede, Ralph Fiennes ile birlikte pek çok değerli oyuncunun yer aldığı bir Shakespeare oyunu izlemek benim için unutulmaz bir deneyim oldu. Oyun bittiğinde ise; Sofi ile hemen oyuncuların çıkış kapısına gittik. Oyuncular çıkmaya başlamadan önce bir görevli çıkıp Ralph Fiennes 'ın oyun programını ya da bileti imzalayabilmek için kalemiyle çıkacağını söyledi. Ve Ralph Fiennes ın tek tek herkesle birlikte fotoğraf çektiremeyeceğini söyledi. Daha sonra tek tek oyuncular çıkmaya başladı ve sıra Ralph Fiennes a geldiğinde kısa süreli bir donup kalma hali yaşadık. Gerçekten çok etkileyici birisi. Bir dünya starı olduğu halde gösterdiği tevazu çok dikkat çekiciydi. Onunla tanışıp kısa bir sohbet etmek ve birlikte fotoğraf çektirmek ise, sadece Sofi ve bana kısmet oldu. Kısacası hayatımız boyunca unutmayacağımız bir ana imza attık...



Teşekkürler Londra...



Çağlar Yerlikaya



Londra



Eylül 2011

0 yorum:

Yorum Gönder